Markette İstediğini Alamayınca Yere Yatıp Ağlayan Oğlumla Kriz Anlarını Nasıl Bitirdim?

Uzun süre marketin kasa önü benim için bir kâbustu. Oğlum çikolataları görür görmez tutturur, almayınca yere yatıp bağırırdı. Herkesin bize baktığı o anlarda öyle çaresiz kalırdım ki, çoğu zaman utançtan çikolatayı alıp krizi bitirirdim. Ama o çikolata, aslında bir sonraki krizi satın almaktan başka işe yaramıyordu. Her seferinde “bu son olsun” diyordum ama olmuyordu; kısır döngü her alışverişte yeniden başlıyordu. Bir noktada bu döngüyü kırmam gerektiğini anladım.

Önce kendi hatamı gördüm

Bir gün fark ettim: sorun oğlumun inadı değil, benim tutarsızlığımdı. Bazen “olmaz” diyordum, bazen bağırınca alıyordum. Çocuk için mesaj netti: yeterince ağlarsam sonunda alırım. Yani krizi ben, farkında olmadan ödüllendiriyordum.

Markete girmeden anlaşmak

Kapıdan girmeden önce kısa ve net bir anlaşma yapmaya başladık. “Bugün sadece listedekileri alıyoruz. Bir de sen kendine bir meyve seçebilirsin.” Böylece çocuk, alışverişte bir söz sahibi olduğunu ama sınırın da belli olduğunu baştan biliyordu.

Kriz anında ne yaptım?

Sakin kalmak en zor ama en etkili adımdı. Bağırmak ya da tehdit etmek yerine sesimi alçalttım. Çünkü ben ne kadar gerilirsem, o da o kadar tırmanıyordu.

Sözümü bozmamak ise işin belkemiğiydi. Bir kez “olmaz” dediysem, ne olursa olsun geri adım atmadım. İlk birkaç sefer çok zorlandık; ama çocuk sınırın gerçek olduğunu görünce denemeyi bıraktı.

Ne değişti, ne kadar sürdü?

İlk iki hafta gerçekten yıpratıcıydı; sanki test ediyordu. Ama yaklaşık bir ay içinde kasa önü krizleri neredeyse tamamen bitti. Artık markete girerken “bugün ne seçeceğim” diye heyecanlanıyor, reddi ise çok daha kolay kabul ediyor.

Bize iyi gelen küçük kurallar

  • Krizi ne olursa olsun ödülle (istediğini alarak) bitirmemek.
  • Sınırı önceden, sakin bir anda konuşmak; kriz anında pazarlık etmemek.
  • Çocuğa küçük bir seçim hakkı tanımak, kontrol ihtiyacını yumuşatıyor.
  • Kriz geçtikten sonra olanları kısaca, suçlamadan konuşmak.

Ne zaman bir uzmana danışmalı?

Benimki yaşına uygun, sınır konunca geçen bir durumdu. Ama öfke nöbetleri çok sık, çok şiddetli ve çocuğun günlük hayatını ciddi biçimde bozacak düzeydeyse, bir çocuk hekimine ya da psikoloğa danışmak yerinde olur. Her çocuğun hikâyesi aynı değildir.

Neden işe yaradı?

Geriye bakınca işe yarayan şeyin ceza ya da katılık olmadığını görüyorum. İşe yarayan şey, sınırın hem net hem de tutarlı olmasıydı. Çocuklar sınırları test ederek dünyayı öğreniyor; sınır her seferinde aynı yerde durunca da güvende hissediyorlar. Bugün marketten şükranla değil, huzurla çıkıyoruz.

Ev dışında da aynı dili konuştuk

Bu tutumu yalnızca markette değil; park çıkışında, misafirlikte, oyuncakçının önünde de sürdürdüm. Çocuklar tutarlılığı ancak kural her yerde aynı olduğunda öğreniyor. Bir yerde “olmaz” deyip başka yerde pes edersem, bütün emek boşa gidiyordu.

Eşimle de aynı çizgide durmaya karar verdik. Ben “olmaz” derken babası “aman alıver” derse, çocuk hangi kapının açık olduğunu hemen buluyor. İkimizin aynı sözü söylemesi, oğlumun sınırı ciddiye almasını kolaylaştırdı.

Zamanla oğlum, krizin işe yaramadığını görüp yerine konuşmayı denemeye başladı. “Anne bunu çok istiyorum, doğum günümde alır mısın” demeyi öğrendi. Bağırmak yerine isteğini sözle ifade etmesi, ikimiz için de büyük bir rahatlama oldu.

Bu dönemde oğlumun genel gelişimini ve enerjisini desteklemek için beslenmesine de özen gösterdik. Uzbionik Boy Uzatma ve Gelişim Takviyesi, çocukların günlük vitamin ve mineral ihtiyacını desteklemeye yönelik hazırlanmış bir tamamlayıcıdır; dengeli beslenmenin ve tutarlı bir ebeveyn tutumunun yerini tutmaz, bu bütünün yanında düşünülmelidir.

Kaynakça

Yörükoğlu, A. Çocuk Ruh Sağlığı. Özgür Yayınları.

Yavuzer, H. Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitabevi.

Bloga dön
Geri
Uzbionik Gelişim Takviyesi