Oğlum bir işe başlar, iki dakika sonra başka bir şeye atlardı. Yapbozu yarım bırakır, boyamayı bitirmez, kitabın yarısında kalkardı. Ödev zamanı ise ikimiz için de kâbustu; masada oturması bile zordu. Ben “bu çocuk hiçbir şeye odaklanamıyor” diye endişeleniyordum. Okula başlaması yaklaştıkça bu endişem daha da büyüyordu; çünkü sınıfta oturup dinlemesi gerekecekti.
Sorunu doğru anlamak
Başta “tembel ya da ilgisiz” diye düşündüm. Ama gözlemledikçe fark ettim: mesele isteksizlik değil, odaklanma kasının henüz güçlenmemiş olmasıydı.
Dikkat süresi (bir çocuğun tek bir işe kesintisiz odaklanabildiği süre) yaşa göre değişir ve her çocukta aynı hızda gelişmez. Küçük bir çocuğun birkaç dakikada bir dağılması aslında normaldir. Benim hatam, ondan yaşının üstünde bir odaklanma beklemekti.
Ortamı sadeleştirmek
İlk değiştirdiğim şey çevre oldu. Oğlumun çalıştığı ya da oynadığı masada bir sürü oyuncak, açık televizyon ve sürekli uyaran vardı. Bunları sadeleştirince, dikkatini dağıtan şeyler azaldı.
Tek iş kuralı: Masada aynı anda tek bir etkinlik bulundurmak, oğlumun o işe daha uzun süre kalmasını sağladı. Seçenek azaldıkça odak arttı.
Odaklanmayı oyunla çalıştırmak
Kısa ve biten oyunlar: Baştan sona birkaç dakikada tamamlanan yapbozlar ve eşleştirme oyunları, ona “bir işi bitirme” deneyimi yaşattı. Bitirme hazzı, bir sonraki oyunu da tamamlama isteği doğurdu.
Kum saati yöntemi: Küçük bir kum saati koyup “bu bitene kadar sadece buna bakıyoruz” dedik. Somut bir süre görmek, soyut “odaklan” uyarısından çok daha etkili oldu.
Hafıza ve dikkat oyunları: “Ne eksildi”, “aynı olanı bul” gibi oyunlar, dikkati eğlenceli biçimde çalıştırdı. Oğlum bunları oyun sandı; ben ise odak süresinin uzadığını görüyordum.
Süreyi kademeli uzatmak
Başta beş dakikalık odak bile bir başarıydı. Zamanla bu süreyi çok yavaş artırdık. Aşırı zorlamadan, onun başarabileceği bir sürede tutmak, odaklanmayı bir ceza değil bir oyun hâline getirdi.
Ne değişti, ne kadar sürdü?
Birkaç hafta içinde oğlum bir işi bitirmeye daha istekli oldu. Aylar içinde ödev masasında oturma süresi belirgin biçimde uzadı. En güzeli, bir işi tamamladığında yaşadığı gurur, onu yeni işlere de bağladı. Okula başladığında da bu kazanımın meyvesini gördük; sınıfta oturup dinlemesi çok daha kolay oldu.
Bize iyi gelen küçük kurallar
- Ortamı sadeleştirmek; aynı anda tek etkinlik sunmak.
- Kısa, tamamlanabilir görevlerle başlayıp süreyi yavaş uzatmak.
- Somut bir zaman göstergesi (kum saati) kullanmak.
- Molalarla çalışmak; kesintisiz uzun süre beklememek.
- Bitirilen her işi fark edip içtenlikle desteklemek.
Küçük bir not
Dikkat sorunu çok belirginse, yaşına göre beklenenin çok altındaysa ve okul ile günlük hayatı ciddi biçimde etkiliyorsa, bir çocuk hekimine ya da uzmana danışmak yerinde olur. Benimki uygun ortam ve oyunlarla desteklenince açılan bir durumdu.
Neden işe yaradı?
İşe yarayan şey “odaklan” diye uyarmak değil, odaklanmayı yaşına uygun biçimde çalıştırmaktı. Dikkat de tıpkı bir kas gibi, doğru ve kademeli çalıştırıldığında güçleniyor. Bir kum saati ve birkaç kısa oyunun, sayısız “dağılma” uyarısından çok daha etkili olduğunu görmek benim için öğretici oldu. Ayrıca kendi sabrımı da öğrendim; oğlum dağıldığında sinirlenmek yerine süreyi kısaltmak, ikimizi de rahatlattı.
Bu süreçte oğlumun genel gelişimini ve enerjisini desteklemek için beslenmesine de özen gösterdik. Uzbionik Boy Uzatma ve Gelişim Takviyesi, çocukların günlük vitamin ve mineral ihtiyacını desteklemeye yönelik hazırlanmış bir tamamlayıcıdır; dengeli beslenmenin ve düzenli uykunun yerini tutmaz, bu bütünün yanında düşünülmelidir.
Kaynakça
Yavuzer, H. Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitabevi.
Yörükoğlu, A. Çocuk Ruh Sağlığı. Özgür Yayınları.